Ekonomi

Enflasyonist ortamda hanehalkı davranışları ve harcamalar etkisi

Hanehalkı gelirleri ve enflasyon… Enflasyon ortamında gelirler, fiyatlara yenilirken tüketicilerin talep kavramı içinde oluşturduğu davranış kalıpları önemlidir. Fed’in enflasyonla faiz silahını kullanarak mücadele etmesi beklenirken, istihdam kavramına da gelir sürekliliği anlamında önem atfedilmektedir. Gördüğümüz üzere, reel ücretlerin düzeyi elbette reel harcamaları da etkiliyor ve bu noktada tüketiciler eğer ki gelirlerini enflasyon kadar artıramıyorlarsa davranışlarını yeni fiyatlara adapte olma yönünde göstereceklerdir.

 

Reel ve nominal harcama talep etkisi… Reel ücret artışının eksi olduğu (nominal ücret artışının enflasyonu yakalayamadığı) durumlarda tüketiciler ya birim tüketimi azaltıp aynı harcamayı yapacaklardır, ya da tasarrufları devreye sokarak kasayı eriteceklerdir. Birincisi, reel tüketimi aslında azalttığı için ekonomiyi talep olgusu üzerinden yavaşlatır. Nominal olarak harcama aynı, ancak para daha değersiz ve azalan alım gücü birim bazında aslında daha az tüketime yönlendiriyor. Elinizdeki parayla daha az mal ve hizmet talep edebiliyorsunuz. Otonom tüketimi azaltıcı etkisi açısından hanehalkının ekonomiyi katkısı azalır ve yavaşlama etkisi yapar. İkincisi; reel harcamaları tasarrufları devreye sokarak devam ettirirsiniz, ancak buradaki kaynak sınırlıdır (en fazla bireysel mevduat hesapları kadar). Bu da sürdürülebilir değildir.

 

İstihdam, sürekli gelir etkisi, Fed sıkılaşma dozajı… Tam istihdama giden süreçteki iyileşme elbette hanehalkları açısından gelir durumunun da iyiye gitmesi açısından önemli. Uzun dönemli ilişkide ise enflasyon ile olan dengeyi NAIRU üzerinden (doğal işsizlik oranı, enflasyon yaratmayan işsizlik) olarak okumak gerekir. Phillips eğrisine göre işsizlik bu seviye üzerinde olduğunda enflasyon oranı düşecek, NAIRU altında ise enflasyon oranı yükselecek.

 

Fed’in ortaya çıkan istihdam, enflasyon, büyüme dinamikleri üzerinden bakıldığında ise aşırı sıkılaşarak büyümeyi sıkıştırma, ya da enflasyonun eğrisinin gerisinde çok kalan bir hareket ya da hareketsizlik yapıp enflasyon dengesini bozma ihtimali mevcuttur. Büyüme risklerine rağmen sıkılaşmadan geri adım atmayıp daha fazla önceliklendirmesinde de bu perspektif yatmaktadır.

 

Sonuç? Yükselen enflasyon ve bu oranda artış gösteremeyen ücretler hane halkını zor bir seçim yapmaya zorlayacaktır. 1. ihtimal yaşam kalitesinden ödün verip bütçesine uygun davranış sergileyecektir. 2. ihtimal ise tasarruflarında azalmaya gidecek ve almış olduğu hizmet ve ürünleri daha pahalıya almayı kabul edecektir. Fakat 2. ihtimal çok sürdürülebilir bir durum olmadığını belirtmek isteriz.

Kaynak Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı

Etiketler

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı