Merkez Bankası’nın 2022 para ve kur politikası

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) , 2022 para ve kur politikasını açıkladı. TCMB’den yapılan açıklamada şu bilgiler aktarıldı:

“2022 Yılı Para ve Kur Politikasının Temel Çerçevesi

1. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) temel amacı fiyat istikrarını sağlamak ve 
sürdürmektir. Hükümetle birlikte belirlenen orta vadeli enflasyon hedefi yüzde 5 olarak 
korunmuştur. Para politikası, enflasyonu bu hedefe kademeli olarak yaklaştıracak şekilde 
oluşturulacaktır.
2. 2022 yılında, enflasyon hedeflemesi rejiminin fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde 
oluşmasını sağlayacak şekilde uygulanmasına devam edilecektir.
3. TCMB’nin temel politika aracı bir hafta vadeli repo ihale faiz oranıdır.
4. TCMB zorunlu karşılıkları fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda 
destekleyici bir araç olarak kullanacaktır. Bu çerçevede, 2022 yılında Rezerv Opsiyon 
Mekanizması tamamen sonlandırılacak, yabancı para yükümlülüklerin maliyetleri 
artırılırken, Türk lirası mevduat gelişimini destekleyecek mekanizmalar 
önceliklendirilecektir. 
5. TCMB, fiyat istikrarı açısından destekleyici bir unsur olan finansal istikrarı da gözetmeye 
devam edecektir. Bu kapsamda, TCMB 2022 yılında, parasal aktarım mekanizmasının 
sağlıklı işleyişini sağlamak ve makro finansal istikrara ilişkin riskleri sınırlamak amacıyla, 
elindeki politika araçlarını en etkin şekilde kullanacaktır.
6. Dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek ve döviz kurları, serbest piyasa koşullarında, arz ve 
talep dengesine göre oluşacaktır. 
7. Para politikasının etkinliği ve finansal istikrar açısından TCMB döviz rezervlerinin 
güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. TCMB 2022 yılında da piyasa koşullarının uygun olması 
durumunda rezervlerini artırmaya devam edecektir. 
8. TCMB, 2022 yılında şeffaflık, öngörülebilirlik ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda 
politika iletişimine ve veri paylaşımına devam edecektir. 

1. Para Politikası Genel Çerçevesi
1.1. 2021 Yılında Makroekonomik Görünüm ve Para Politikası Gelişmeleri 

1. İktisadi faaliyet 2021 yılının ilk çeyreğinde salgının sınırlayıcı etkilerine rağmen, iç ve dış 
talep kaynaklı olarak gücünü korumuştur (Grafik 1). Mart ayı başında salgın kısıtlamalarının 
gevşetilmesiyle birlikte hizmetler ve bağlantılı sektörlerde iktisadi faaliyet canlanmıştır. Yılın 
ikinci çeyreğinde ise iktisadi faaliyet salgın kısıtlamaları ve finansal koşullardaki sıkılaşmayla 
birlikte bir miktar ivme kaybetse de uzun dönem eğiliminin üzerinde kalmaya devam 
etmiştir. Üçüncü çeyrekte iç talep ve net ihracat yıllık büyümeye katkısını sürdürmüş ve bu 
dönemde yıllık büyüme oranı yüzde 7,4, çeyreklik büyüme oranı ise yüzde 2,7 olarak 
gerçekleşmiştir. Aşılamanın toplumun geneline yayılması salgından olumsuz etkilenen 
hizmetler, turizm ve bağlantılı sektörlerin canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli 
bir bileşimle sürdürülmesine olanak tanımıştır. 


2. İktisadi faaliyetteki güçlü seyir işgücü piyasasına da olumlu yansımıştır. Tarım dışı istihdam 
öncelikle sanayi sektörünün katkısı ile toparlanmaya başlamış, hizmet sektörünün sınırlı 
katkısına rağmen 2021 yılı ilk çeyreğinde salgın öncesi düzeylere ulaşmıştır (Grafik 2). Yılın 
üçüncü çeyreğinde, hizmet istihdamı açılmanın ve turizmdeki olumlu seyrin katkısıyla, 
sanayi istihdamı ise güçlü seyreden ihracatın desteğiyle artışını sürdürmüştür. Hizmet 
istihdamındaki toparlanmayla birlikte tarım dışı istihdam ve tüm alt bileşenleri salgın 
öncesi seviyelerini aşmıştır.

3. 2021 yılında ihracat küresel talepteki hızlı toparlanmanın katkısıyla güçlü seyrini 
sürdürürken iktisadi faaliyetteki toparlanmaya karşın ithalat yataya yakın seyretmiştir
(Grafik 3). Hizmet gelirlerinde aşılamanın hızlanması ve kısıtlamaların kaldırılmasıyla birlikte 
üçüncü çeyrekte belirgin bir toparlanma görülmüştür. Böylece, emtia fiyatlarındaki artışa 
karşın dış ticaretteki reel dengelenme, altın ithalatındaki gerileme ve hizmet gelirlerindeki 
toparlanmayla birlikte cari işlemler dengesinde iyileşme görülmüştür (Grafik 4). 

4. 2021 yılı ilk çeyreğinde talep ve maliyet unsurları, bazı sektörlerdeki arz kısıtları, 
uluslararası gıda ve emtia fiyatlarındaki artış enflasyon üzerinde etkili olmuştur (Grafik 5). 
Yılın ikinci çeyreğinde uluslararası gıda ve emtia fiyatlarındaki yükseliş, döviz kuru 
gelişmeleri ve enflasyon beklentilerinin seyri enflasyonu olumsuz etkilemiştir. Tüketici 
enflasyonu yılın üçüncü çeyreğinde, gıda ve ithalat fiyatlarındaki artışlar ile tedarik 
süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar, yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki 
artışlar ve açılmaya bağlı talep gelişmelerinin etkisiyle yükselmiştir. Üretici yıllık enflasyonu 
yükselişini 2021 yılında sürdürmüştür. Bu gelişmede, döviz kuru gelişmeleri yanında, başta 
enerji olmak üzere emtia fiyatlarındaki artışlar ve arz kısıtları önemli bir rol oynamıştır. 

5. Enflasyonda dördüncü çeyrekte gözlenen yükselişte; döviz kurlarındaki gelişmeler, ithalat 
fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar, 
yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışlar ve talep gelişmeleri etkili olmaktadır (Tablo 1). 

6. TCMB, Mart ayında önden yüklemeli ve güçlü bir parasal sıkılaşma yapmış ve politika faizini 
yüzde 17’den yüzde 19’a yükseltmiştir (Grafik 6). TCMB, 2021 yılının ikinci çeyreğinde 
parasal duruşun dezenflasyon sürecini en kısa sürede tesis edecek ve orta vadeli hedeflere 
ulaşılmasını sağlayacak bir sıkılık düzeyinde belirlenmeye devam edeceği yönünde bir 
iletişimde bulunmuştur. Bu çerçevede, Nisan-Ağustos döneminde politika faizini sabit 
tutmuştur. 

7. TCMB, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve 
arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri değerlendirerek politika 
faizinde Eylül-Aralık döneminde toplamda 500 baz puan indirim yapmıştır. Böylelikle TCMB, 
Aralık ayında, arz yönlü ve para politikası etki alanı dışındaki arızi faktörlerin fiyat artışları 
üzerinde oluşturduğu geçici etkilerin ima ettiği alanın kullanımının tamamlanmasına karar 
vermiştir.

8. Mart ayında gerçekleştirilen parasal sıkılaştırmanın krediler üzerindeki yavaşlatıcı etkileri 
yılın ikinci çeyreğinde gözlenmeye başlamakla birlikte, bireysel kredi kullanımında Mayıs ayı 
sonundan itibaren belirgin bir artış olmuştur. Bu artışta büyük ölçüde tam açılma ile birlikte
ertelenmiş talebin güçlü bir şekilde devreye girmesinin etkili olduğu değerlendirilmektedir.
Bireysel kredi büyümesinin ılımlı seyre dönmesi amacıyla Bankacılık Düzenleme ve 
Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından Temmuz ve Eylül aylarında alınan kararlar ile birlikte
makroihtiyati çerçeve güçlendirilmiştir. Eylül ayından itibaren para politikası duruşunda 
yapılan güncellemeler sonrasında ticari kredi büyümesinde toparlanma gözlenmektedir.

9. TCMB, 1 Temmuz 2021 tarihli duyurusu ile fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda, 
parasal aktarım mekanizmasının etkinliğinin artırılması amacıyla zorunlu karşılık 
düzenlemesinde değişikliğe gitmiştir. Bu kapsamda yabancı para mevduat/katılım fonu 
hesaplarından Türk lirası mevduat/katılım fonu hesaplarına dönüşen tutarların zorunlu 
karşılık yükümlülüğünden muaf tutulmasına ve Türk lirası cinsinden tesis edilen zorunlu 
karşılıklara bankacılık sistemindeki toplam mevduat/katılım fonu içinde Türk lirasının payını 
artırıcı yönde ilave faiz/nema uygulanmasına karar vermiştir.


10. TCMB, 21 Aralık 2021 tarihli duyurusuyla ise bankacılık sistemindeki toplam 
mevduat/katılım fonu içinde Türk lirasının payının artırılması amacıyla yurt içi yerleşik 
gerçek kişilerin 20 Aralık 2021 tarihinde mevcut olan döviz tevdiat hesaplarının ve döviz 
cinsinden katılım fonlarının Türk lirası vadeli mevduat ve katılma hesaplarına dönüşmesi 
halinde mevduat ve katılım fonu sahiplerine destek sağlanmasına ve bu kapsamda 
dönüşen tutarların da zorunlu karşılık yükümlülüğünden muaf tutulmasına karar vermiştir. 

1.2. 2022 Yılında Para Politikası
Enflasyon Hedeflemesi Çerçevesi ve 2022 Yılı Uygulaması
11. TCMB’nin temel amacı fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. Bu amaç doğrultusunda 
TCMB, sahip olduğu tüm araçları kullanmaya devam edecektir. Para politikası kararları, 
manşet ve çekirdek enflasyon gelişmeleri, enflasyon beklentileri, para politikasının 
etkileyebileceği talep unsurları, arz yönlü gelişmeler, fiyatlama davranışları ve enflasyonu 
etkileyen diğer tüm unsurlardaki gelişmeler dikkate alınarak oluşturulmaktadır. Başta 
enflasyon ve iktisadi faaliyet olmak üzere makroekonomik göstergelerin tamamını dikkate 
alan veri odaklı ve sürdürülebilir fiyat istikrarını önceleyen bir yaklaşım ile hareket 
edilecektir. 

12. TCMB’nin temel politika aracı bir hafta vadeli repo ihale faiz oranıdır. Zorunlu karşılıklar da 
fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda destekleyici bir araç olarak 
kullanılacaktır.

13. Hükümetle birlikte belirlenen orta vadeli enflasyon hedefi yüzde 5 olarak korunmuştur. 
Para politikası, enflasyonu bu hedefe kademeli olarak yaklaştıracak şekilde oluşturulacaktır. 
Orta vadeli enflasyon hedefine yakınsarken, TCMB’nin Enflasyon Raporlarında paylaştığı 
tahminler enflasyon beklentilerine yönelik referans oluşturacak ara hedef işlevi görecektir. 
Dolayısıyla enflasyonun gelecek dönemdeki seyri konusunda iktisadi birimlere rehberlik 
etmesi öngörülen değerler, kısa vadede enflasyon tahminleri, orta vadede ise enflasyon 
hedefidir. 2022 yılında, enflasyon hedeflemesi rejiminin fiyat istikrarının sürdürülebilir bir 
zeminde oluşmasını sağlayacak şekilde uygulanmasına devam edilecektir.

14. TCMB’nin hesap verme yükümlülüğünün bir unsuru olan belirsizlik aralığı, önceki yıllarda 
olduğu gibi hedef etrafında her iki yönde 2 yüzde puan olarak korunmuştur. Yıl içinde 
enflasyon gelişmelerine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler Enflasyon Raporu aracılığıyla 
kamuoyuyla paylaşılacaktır. Yıl sonunda gerçekleşen enflasyonun belirsizlik aralığının 
dışında kalması durumunda ise hesap verebilirlik ilkesi gereği Hükümet’e “Açık Mektup” 
yazılacaktır. 

15. TCMB, fiyat istikrarı açısından destekleyici bir unsur olan finansal istikrarı da gözetmeye 
devam edecektir. 2022 yılında, fiyat istikrarına odaklı uygulanacak para politikasının 
makrofinansal risklerin sınırlanması için de kritik önemde olduğu değerlendirilmektedir. Bu 
kapsamda, TCMB 2022 yılında, parasal aktarım mekanizmasının sağlıklı işleyişini sağlamak 
ve makrofinansal istikrara ilişkin riskleri sınırlamak amacıyla, elindeki politika araçlarını en 
etkin şekilde kullanacaktır. 

16. Para politikası duruşu, enflasyon görünümüne yönelik risklerin kaynağına, kalıcılığına ve 
para politikası ile ne ölçüde kontrol altına alınabileceğine dair değerlendirmeler dikkate 
alınarak, temkinli bir yaklaşımla enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve fiyat istikrarı 
hedefine ulaşılması odağında belirlenecektir. Bu doğrultuda politika duruşu, enflasyon 
gelişmeleri, enflasyon beklentileri ve bunlar üzerinde kısa vadede etkili olacağı öngörülen
geçici unsurlar da dikkate alınarak dezenflasyon sürecini en kısa sürede tesis edecek ve 
orta vadeli hedeflere ulaşıncaya kadar bunun sürekliliğini sağlayacak bir sıkılık düzeyinde 
belirlenmeye devam edilecektir.

17. Para politikası kararlarının birikimli etkileri 2022 yılının ilk çeyreğinde yakından takip 
edilecek ve bu dönemde fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde yeniden şekillenmesi 
amacıyla geniş kapsamlı politika çerçevesi gözden geçirme süreci yürütülecektir. 
 

Karar Alma Süreci ve İletişim Politikası

18. TCMB, para politikası kararlarını orta vadeli bir perspektifle, enflasyonu etkileyen tüm 
unsurları dikkate alarak veri odaklı bir yaklaşımla vermeye devam edecektir. Bu çerçevede, 
manşet ve çekirdek enflasyon, enflasyonun ana eğilimi, para politikasının etkileyebileceği 
talep unsurları, arz yönlü gelişmeler, arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik 
analizler ve fiyatlama davranışına ilişkin detaylı bir veri seti izlenmektedir. Bu bağlamda, 
uluslararası finansal koşullar, para ve kredi gelişmeleri, arz ve talep göstergeleri, maliyet 
unsurları, ekonominin çevrimsel durumu ve beklentiler gibi enflasyonun belirleyicilerine 
ilişkin kapsamlı analizler esas alınacaktır. 

19. Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesindeki yedi günlük süre “sessiz dönem” olarak 
adlandırılmakta olup, bu süre içinde para politikasına yönelik dış iletişim yapılmamaktadır. 
Bu dönem içerisinde PPK toplantısına hazırlık amacıyla karar alma sürecine teknik girdi 
sağlayan birimler Para Politikası Kuruluna kapsamlı analiz ve değerlendirmeler 
yapmaktadır.

20. PPK, 2022 yılında, önceden açıklanan bir takvim çerçevesinde yılda 12 toplantı yapacaktır.1
Para politikası kararı ile kısa gerekçesi, İngilizce çevirisi ile birlikte, toplantı ile aynı gün saat 
14.00’te; PPK’nın ayrıntılı değerlendirmelerini içeren toplantı özeti ise toplantıyı takip eden 
beş iş günü içinde TCMB internet sayfasında yayımlanacaktır.

21. Para politikası iletişimine, şeffaflık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkeleri 
doğrultusunda devam edilecektir. Para politikasının temel iletişim araçları PPK duyuruları 
ve Enflasyon Raporu’dur. Enflasyon Raporu’nun yılda dört defa yayımlanmasına ve para 
politikası uygulamalarının kamuoyu ile iletişiminin etkin bir şekilde yapılabilmesi amacıyla 
bilgilendirme toplantılarıyla tanıtılmasına devam edilecektir.

22. TCMB’nin faaliyetleri, para politikası uygulamaları ve döneme özgü gelişmeler hakkında 
Başkan tarafından, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonuna yılda iki defa 
sunum yapılmaya devam edilecektir. Ayrıca, Başkan tarafından diğer platformlarda yapılan 
sunum ve konuşmalar iletişim politikasının önemli bir bileşeni olmaya devam edecektir.
 
23. Finansal İstikrar Raporu, TCMB’nin bir diğer önemli iletişim aracı olmaya devam edecektir. 
Bunun yanı sıra, aylık enflasyon gelişmelerini alt kalemler itibarıyla özetleyen “Aylık Fiyat 
Gelişmeleri” raporu iletişim politikasının bir parçasını oluşturacaktır. Bunlara ek olarak, 
para ve kur politikası çerçevesi kapsamında zorunlu karşılık düzenlemelerine, Türk lirası ve 
döviz likiditesi yönetimine ilişkin kamuoyuyla paylaşılan duyurular operasyonel çerçeveye 
yönelik iletişimin önemli unsurlarıdır. 

24. TCMB’nin görev alanı dâhilindeki ekonomi politikalarının üretilmesinde ve uygulanmasında 
ulusal/uluslararası kurum, kuruluş, platform ve diğer merkez bankaları ile iş birliği ve 
karşılıklı anlayışın güçlendirilmesi önem arz etmektedir. Ayrıca, ülkemize yatırım yapan 
veya yatırım yapmayı hedefleyen yatırımcılar ile ülkemiz ekonomisini yakından takip eden 
ekonomist ve analistlerle doğrudan ve etkin iletişim kurulması da TCMB politikalarının daha 
iyi anlaşılması için kritik bir unsurdur. Bu doğrultuda, TCMB bünyesinde “Yatırımcı İlişkileri 
ve Uluslararası Kuruluşlar Genel Müdürlüğü” kurulmuştur.

25. Reel sektör temsilcileri, yatırımcılar, analistler ve ekonomistler ile belli bir takvim 
çerçevesinde bir araya gelinerek politika çerçevesi ve makroekonomik görünüm hakkında 
bilgilendirmeler yapılacaktır. TCMB iletişiminin önemli hedef gruplarından olan basın, 
akademik çevreler ve genel kamuoyu ile iletişim sürdürülecektir.

26. TCMB tarafından yayımlanan çalışma tebliğleri, ekonomi notları, blog yazıları ve TCMB’nin 
faaliyetleri ile para politikası uygulamaları hakkında çeşitli platformlarda yapılan sunumlar 
da kamuoyunun bilgilendirilmesinde önemli bir paya sahip olacaktır. Önceki yıllarda olduğu 
gibi, sosyal medya, Herkes İçin Ekonomi mikrositesi gibi platformlar kullanılmaya; 
toplantılar, seminerler ve etkinlikler düzenlenmeye devam edilecektir. 

27. Enflasyonun hedefin üzerinde seyretmesinde yapısal faktörlerin etkisi önemlidir. 
Enflasyondaki katılık ve oynaklıkları azaltacak yapısal reformlara devam edilmesi fiyat 
istikrarına ve toplumsal refaha önemli katkıda bulunacaktır. Bu kapsamda TCMB yapısal 
unsurların analizine ve bunlarla ilgili kamuoyunda farkındalığı artırmaya yönelik çabalarını 
sürdürecek ve tüm iletişim araçlarını bütüncül bir yaklaşımla kullanacaktır.

28. Fiyat istikrarının sağlanması için, güçlü bir politika koordinasyonuyla tüm paydaşları içeren 
bütüncül bir makro politika bileşimine ihtiyaç duyulmaktadır. Enflasyon hedeflerinin tüm 
paydaşlarca sahiplenilmesi ve fiyat istikrarı yolundaki çabaların ortak bir anlayışla 
toplumsal mutabakat içerisinde yürütülmesi, makro politikaların eşgüdüm içerisinde 
belirlenmesi, para politikası etkinliğini güçlendirecektir. Bu kapsamda maliye politikası 
duruşu ve para politikasıyla eşgüdümü büyük önem arz etmekte ve mali disiplinin 
sürdürülmesi önemini korumaktadır. 

29. Politika kararlarını yakın ve gerçek zamanlı veriler ile bilimsel temeli güçlü analizler ışığında 
şekillendirmek ve sürdürülebilir fiyat istikrarına katkı sağlamak amacıyla oluşturulacak 
araştırma gündemi kamuoyu ile paylaşılacaktır.

30. Oluşturulan araştırma gündemiyle uyumlu olarak, ulusal ve küresel akademik ve pratik 
kapasitenin yapısal sorunların çözümüne katkı vermesini sağlayacak araştırma ve 
geliştirme çalışmaları için araştırmacılar davet edilecek ve ortak çalışmalar yürütülecektir. 

2. 2021 Yılında Türk Lirası ve Döviz Likiditesi Gelişmeleri 2021 Yılında TL Likidite Gelişmeleri

31. Sistemin fonlama ihtiyacı bir önceki yıl sonuna göre yaklaşık olarak 494,8 milyar TL 
yükselmiş olup 24 Aralık 2021 itibarıyla 1.109,2 milyar TL seviyesindedir (Grafik 7). 2021 
yılında, para tabanı gelişmeleri, TL karşılığı döviz işlemleri ile Hazine’nin net borçlanma 
tutarındaki artış sistemin fonlama ihtiyacını artırıcı, reeskont kredileri kullandırımları ise 
azaltıcı etkiye sebep olmuştur.


32. Sistemin fonlama ihtiyacı, Açık Piyasa İşlemlerinin (APİ) net etkisi ile döviz ve altın 
karşılığında gerçekleştirilen swap işlemlerince sağlanmaktadır (Grafik 7). 2020 yıl sonunda 
338 milyar TL olan swap işlem tutarı, yaklaşık olarak 313 milyar TL artış göstererek 24 Aralık 
2021 tarihi itibarıyla 651 milyar TL seviyesine yükselmiştir. 2020 yıl sonunda 276,6 milyar TL 
olan net APİ ise yaklaşık 181,2 milyar TL artış göstererek 24 Aralık 2021 tarihi itibarıyla 
457,9 milyar TL seviyesine ulaşmıştır.

33. 2021 yılında TCMB, APİ çerçevesinde genel olarak bir hafta vadeli repo miktar ihaleleri 
yoluyla fonlama sağlamıştır. 

34. 2021 yılında TCMB, doğrudan alım yöntemi ile piyasadan Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) 
alımı gerçekleştirmemiştir.

35. 2021 yılında TCMB, APİ işlemlerinde işlem karşılığı teminat kabul ettiği kıymetler setini 
genişletmiştir. Bu kapsamda TCMB tarafından bankalara, repo işlemlerinde, Hazine ve 
Maliye Bakanlığı (HMB) ve Hazine Müsteşarlığı Varlık Kiralama Şirketi (HMVKŞ) tarafından 
ihraç edilen Türk lirası cinsi DİBS ve kira sertifikalarına ilaveten, HMB ve HMVKŞ tarafından 
kurumsal yatırımcılara ihraç edilen altın ve yabancı para (ABD doları ve Euro) cinsi DİBS ve 
kira sertifikalarının da repo karşılığı kıymet olarak kabul edilmesi imkânı tanınmıştır. 

36. Parasal aktarım mekanizmasının etkinliğinin artırılması amacıyla yıl boyunca zorunlu 
karşılıklara ilişkin çeşitli adımlar atılmıştır. 5 Mart tesis tarihinden geçerli olmak üzere Türk 
lirası zorunlu karşılık oranları 200 baz puan artırılmıştır. Ayrıca, Türk lirası zorunlu 
karşılıkların döviz cinsinden tesis edilmesi imkânı azami oranı 5 Mart tesis tarihinde yüzde 
30’dan yüzde 20’ye, 6 Ağustos tesis tarihinde yüzde 20’den yüzde 10’a ve 1 Ekim tesis 
tarihinde yüzde 10’dan yüzde 0’a düşürülerek sonlandırılmıştır. Türk lirası zorunlu karşılıkların standart altın cinsinden tesis edilmesi imkânı azami oranı ise 5 Mart tesis 
tarihinde yüzde 20’den yüzde 15’e ve 12 Kasım tesis tarihinde yüzde 15’ten yüzde 10’a 
düşürülmüştür (Grafik 8). Atılan bu adımlar sonucunda Türk lirası cinsinden tesis edilen 
zorunlu karşılık tutarında yaklaşık 60 milyar TL artış olmuştur.

2021 Yılında Döviz Likiditesi Gelişmeleri

37. 2021 yılında TCMB, döviz karşılığında gerçekleştirilen swap işlemleri çerçevesinde, 
geleneksel yöntemle döviz karşılığı TL swap ihaleleri, BİST swap piyasası işlemleri ve döviz 
karşılığı TL swap piyasası işlemleri yoluyla fonlama sağlamıştır (Grafik 9). 
 

38. TCMB, geleneksel ihale yöntemiyle gerçekleştirdiği döviz karşılığı TL swap işlemlerine ve 
kotasyon yöntemiyle gerçekleştirdiği döviz karşılığı TL swap piyasası işlemlerine 2021 
yılında da devam etmiştir. 24 Aralık 2021 tarihi itibarıyla, geleneksel ihale yöntemiyle 
gerçekleştirilen döviz karşılığı TL swap işlemleri kaynaklı stok miktarı 28,5 milyar ABD doları, 
kotasyon yöntemiyle gerçekleştirilen döviz karşılığı TL swap piyasası işlemleri kaynaklı stok 
miktarı ise 7,9 milyar ABD doları büyüklüğündedir. Miktar ihalesi yöntemiyle 
gerçekleştirilen döviz karşılığı TL swap işlemlerinde ise stok miktarı 22 Mart 2021 tarihi 
itibarıyla sıfır düzeyine inmiş ve 2021 yılında yeni bir işlem gerçekleştirilmemiştir.

39. TCMB, BIST Swap Piyasasında ABD doları ile euro para birimleri cinsinden ve para politikası 
faiz oranları ile uyumlu bir şekilde işlem gerçekleştirmeye 2021 yılında da devam etmiştir. 
24 Aralık 2021 tarihi itibarıyla BIST Swap Piyasası’ndaki TCMB taraflı swap işlem tutarı 8,1 
milyar ABD doları seviyesindedir (Grafik 10).

40. 27 Aralık 2021 tarihinde APİ fonlaması swap fonlaması arasında dengenin sağlanması, vade 
yapısının ölçülü bir şekilde kısaltılması ve swap ihalelerinde kazanan bankaların dağılımının 
iyileştirilmesine yönelik adımlar atılmıştır. 


41. Bankaların likidite yönetimindeki etkinliğin artırılması ve altın cinsi tasarrufların finansal 
sisteme dâhil edilmesine katkı sağlanması amacıyla 2019 yılında uygulamaya alınan Türk 
Lirası Karşılığı Altın Swap Piyasası ile Döviz Karşılığı Altın Swap Piyasası işlemlerine 2021 
yılında devam edilmiştir. 24 Aralık 2021 tarihi itibarıyla kotasyon yöntemi ile gerçekleştirilen 
Altın Karşılığı Türk Lirası Swap Piyasası işlem tutarı net 67,7 ton, Döviz Karşılığı Altın Swap 
Piyasası işlem tutarı net 6,3 ton ve Türk lirası karşılığı altın swap ihale stok miktarı net 40,7 
ton seviyesindedir (Grafik 11).

42. TCMB, BIST nezdinde faaliyet gösteren Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) 31 
Ağustos 2018 tarihinde başladığı TL uzlaşmalı vadeli döviz işlemlerine, piyasa koşullarına 
bağlı olarak 2021 yılında da devam etmiştir. Bu kapsamda, 2021 yılı başında 1,4 milyar ABD 
doları tutarında olan işlem hacmi büyüklüğü, yıl boyunca kademeli olarak azaltılırken yılın 
son ayındaki işlemlerle stok miktarda artış gözlenmiştir. 24 Aralık 2021 tarihi itibarıyla VİOP 
nezdindeki TCMB kısa pozisyon tutarı 978 milyon ABD doları seviyesindedir.

43. 24 Aralık 2021 itibarıyla döviz üzerinden düzenlenen senetlerin reeskonta kabulü suretiyle 
ihracatçılar ile döviz kazandırıcı hizmetler ve faaliyetlerde bulunan firmalara TL olarak 
kullandırılan reeskont kredisi kullanımı 18,9 milyar ABD doları düzeyinde, Türk lirası 
üzerinden düzenlenen senetlerin reeskonta kabulü suretiyle kullandırılan reeskont kredisi 
kullanımı ise 0,7 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir. Reeskont kredilerinin TCMB 
döviz rezervlerine katkısı ise 20,7 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiş olup, söz konusu 
katkının yıl sonunda 21 milyar ABD doları seviyesine yükselmesi beklenmektedir. 

44. Türk lirası zorunlu karşılıkların döviz ve standart altın cinsinden tesis edilmesi imkânı üst 
limitlerinde yapılan değişikliklerle eş zamanlı olarak yapılan yabancı para zorunlu karşılık 
oran artışlarının etkisiyle yabancı para cinsinden zorunlu karşılık tesislerinde yıl boyunca 
yaklaşık 10 milyar ABD doları artış olmuştur (Ek 1).

45. Diğer merkez bankaları ile yapılan ikili para takası (swap) anlaşmaları, para takası 
finansmanlı ticaret mutabakatı yoluyla ikili ticareti ve her iki ülkenin ekonomik 
kalkınmasına yönelik olarak mali iş birliğini teşvik etme amacını taşımaktadır. Bu 
kapsamda, 2021 yılında üç anlaşma imzalanmıştır: 4 Haziran 2021 tarihinde imzalanan 
anlaşma ile TCMB ile Çin Halk Cumhuriyeti Merkez Bankası arasında 30 Mayıs 2019 
tarihinde imzalanan ikili para takası anlaşmasının limiti 46 milyar Türk lirası ve 35 milyar 
Çin yuanına yükseltilmiştir. 12 Ağustos 2021 tarihinde Kore Merkez Bankası ile 17,5 milyar 
Türk lirası karşılığı 2,3 trilyon Kore wonu limitli bir swap anlaşması imzalanmıştır. Son 
olarak, Katar Merkez Bankası ile imzalanan swap anlaşması, süresinin dolması nedeniyle 17 
Eylül 2021’de 3 yıllık bir süre için yenilenmiştir. 
 
3. 2022 Yılında TL ve Döviz Likidite Yönetimi

46. Likidite yönetiminin para politikası aktarım mekanizması etkinliğine destek olması 
açısından fonlamanın miktarı, kullanılan araçlar, dağılım, vade ve teminat yapısı önem arz 
etmektedir. Bu çerçevede, mevcut TL likidite yönetiminin temel bileşenleri olan APİ ve swap 
işlemlerinin büyüklüğü, toplam fonlamadaki payları, imkân bazında dağılımı ve 
teminatlandırma yapısı 2022 yılı TL likidite yönetimi kapsamında gözden geçirilecek, APİ 
fonlamasının teminat yapısında Türk lirası cinsi varlıkların payı artırılacak, swap miktarı
kademeli şekilde azaltılacaktır.
2022 Yılında TL Likidite Yönetimi Çerçevesi

47. TCMB’nin temel politika aracı bir hafta vadeli repo miktar ihaleleridir. Türk lirası likidite 
yönetiminde; 
• Günlük repo ihale miktarı belirlenirken ikincil piyasa gecelik faiz oranları 
ortalamasının politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı civarında 
oluşması,
• Uygulanan likidite yönetimi stratejisi ile uyumlu şekilde para piyasalarının etkin ve 
istikrarlı çalışması,
• Kullanılan araçların para politikasının etkinliğini desteklemesi ve
• Ödeme sistemlerinin kesintisiz çalışmasının temini
hedeflenecektir. Bu hedeflere ulaşmak ve para politikasının etkinliğini artırmak için likidite 
yönetimi genel çerçevesi belirlenirken, piyasadaki likidite düzeyi ve likiditenin sistem 
içindeki dağılımı da dikkate alınacaktır.

48. Likiditenin haftanın günlerine dengeli dağılımının sağlanması amacıyla gerekli görülen 
günlerde vadeleri 5 ile 12 gün arasında olmak kaydıyla farklı vadelerde birden fazla repo 
ihalesi açılmaya devam edilebilecektir. Likiditede öngörülemeyen nedenlerle sıkışıklık 
ortaya çıkması halinde 13.00-16.00 saatleri arasında haftalık vadede miktar yöntemiyle gün 
içi repo ihalesi yapılabilecektir. 

49. TCMB’nin, likidite yönetiminde araç çeşitliliğini ve operasyonel esnekliğini koruyabilmesi 
için teknik nedenlerle APİ portföyünde yeterli miktarda DİBS veya HMVKŞ tarafından ihraç 
edilen Türk lirası cinsi kira sertifikası bulundurması gerekmektedir. Önümüzdeki dönemde 
sistemin fonlama ihtiyacı ve bankacılık sistemindeki likidite dağılımına dair gelişmeler göz 
önünde bulundurularak para piyasası faiz oranları üzerindeki operasyonel esnekliğin 
korunması amacıyla;
a. 2021 yılı için nominal 64 milyar TL olarak belirlenen TCMB APİ portföy nominal 
büyüklüğü’nün, 2022 yılında, ilave alım seçeneği saklı kalmak kaydıyla, TCMB analitik 
bilanço aktif toplamının yüzde 5’i olarak belirlenmesi, 
b. TCMB APİ portföyünde bulunan ve 2022 yılında vadesi gelecek 15,5 milyar TL nominal 
kıymet tutarı dahil olmak üzere, söz konusu hedefe ulaşmak üzere doğrudan alım 
işlemlerinin gerçekleştirilmeye devam edilmesi,
c. Doğrudan alım işlemlerinin, TCMB açık piyasa portföyünün itfa profili, piyasadaki 
likidite koşulları ve Hazine ve Maliye Bakanlığı iç borçlanma programı dikkate alınarak 
yıl içerisinde dengeli ve öngörülebilir bir çerçevede gerçekleştirilmesi, doğrudan alımı 
yapılacak kıymetlerin alım yapılacak ayın ilk iş günü saat 10.00’da veri dağıtım firmaları 
aracılığıyla ilan edilmesi,
d. Alım ihalelerinin Pazartesi, Çarşamba ve/veya Cuma günleri bir iş günü sonrası valörlü 
gerçekleştirilmesi,
e. Her bir ihale tutarının nominal en fazla 150 milyon TL olması,
f. İhalelere ilişkin diğer hususlarda mevcut düzenlemelerin geçerli olması ile birlikte 
gerektiğinde her türlü değişikliğin yapılabilmesi
planlanmaktadır.

50. TCMB tarafından Türk lirası ve döviz işlemleri karşılığında teminata kabul edilen kıymetler
seti; yurt içi finansal piyasaların derinleşmesinin, DİBS piyasaları likiditesinin ve bankaların 
etkin likidite yönetiminin ihtiyaç duyacağı araçların desteklenmesi amacıyla, küresel 
finansal sistemdeki gelişmeler de dikkate alınarak genişletilecektir. Bu kapsamda, 
sürdürülebilir finansmana ilişkin çıkarılan tahviller ve benzeri borçlanma araçlarının TCMB 
teminat havuzuna dâhil edilmesi planlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, TCMB teminat 
havuzunda Türk lirası cinsi varlıkları destekleyici şekilde düzenlemeler yapılabilecek ve APİ 
fonlama yapısında DİBS’lerin teminat olarak kullanımını artırıcı adımlar atılacaktır.

51. TCMB zorunlu karşılıkları fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda 
destekleyici bir araç olarak kullanacaktır. Bu çerçevede, 2022 yılında Rezerv Opsiyon 
Mekanizması tamamen sonlandırılacak, yabancı para yükümlülüklerin maliyetleri 
artırılırken, Türk lirası mevduatların gelişimini destekleyecek mekanizmalar 
önceliklendirilecektir. Yastık altında bulunan altın cinsinden tasarrufların ekonomiye 
kazandırılması amacıyla yurt içi yerleşiklerden toplanan işlenmiş veya hurda altın kaynaklı 
standart altınların zorunlu karşılık olarak tesis edilmesine yönelik uygulamalar 2022 yılında 
devam edecek, bu kanaldan toplanan altın miktarını artırmaya yönelik kapsamlı çalışmalar 
yürütülecektir.
 

2022 Yılında Döviz Likiditesi Yönetimi Çerçevesi

52. Dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek ve döviz kurları, serbest piyasa koşullarında, arz ve 
talep dengesine göre oluşmaya devam edecektir. TCMB, döviz kurlarının seviyesine ilişkin 
olarak herhangi bir hedefi gözetmemekte olup kurların düzeyini ya da yönünü belirleme 
amacıyla herhangi bir döviz alım ya da satım işlemi yapmayacaktır. TCMB, döviz piyasasının 
etkin bir şekilde çalışabilmesi için döviz kuru gelişmelerini ve buna ilişkin risk faktörlerini 
yakından takip etmeye ve bu kapsamda, gerekli önlemleri alarak ilgili araçları kullanmaya 
devam edecektir.

53. Para politikasının etkinliği ve finansal istikrar açısından TCMB döviz rezervlerinin 
güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. TCMB 2022 yılında da piyasa koşullarının uygun olması 
durumunda rezervlerini artırmaya devam edecektir. Buna yönelik araçlar şeffaf bir şekilde, 
belirli bir plan dâhilinde, uygun koşullarda kullanılacaktır. Bu kapsamda, reeskont kredileri 
kanalıyla 2022 yılında 16,6 milyar ABD dolarının TCMB net rezervlerine gireceği kesinleşmiş 
olup, 1 Ekim 2021 tarihinde uygulamaya alınan düzenleme ile 2022 yılında rezervlere 
sağlanacak katkının 2021 yılına kıyasla daha fazla gerçekleşmesi beklenmektedir.

54. Kamu iktisadi teşebbüslerinin döviz ihtiyacının gerekli görülen kısmı Hazine ve Maliye 
Bakanlığı ile TCMB tarafından piyasa koşullarına göre doğrudan karşılanabilecektir. Bu 
kapsamda piyasa şartları elverdiği sürece döviz satım tutarı kademeli olarak 
azaltılabilecektir. 

55. İhracatçı, ithalatçı ve diğer firmaların kur riskini yönetebilmeleri amacıyla, TCMB nezdinde 
ihale yoluyla ve VİOP’ta kotasyon yoluyla TL uzlaşmalı vadeli döviz satışı piyasa koşullarına 
bağlı olarak gerçekleştirilecektir. 
2022 Yılı Para ve Kur Politikası 13 

56. 2022 yılında TCMB, yurt içi bankalarla, TL ve döviz likidite yönetimi kapsamında haftalık 
vadede altın ve döviz karşılığı TL kotasyon swap işlemleri ile geleneksel yöntemli swap 
ihaleleri gerçekleştirecektir. Bununla birlikte, TCMB tarafından gerçekleştirilen swap miktarı 
kademeli şekilde azaltılacaktır.

57. 2022 yılında TCMB, bankaların altın likidite yönetimlerine katkıda bulunmak amacıyla kendi 
bünyesindeki spot piyasada döviz karşılığı altın alım ve satım işlemlerine ve BIST Kıymetli 
Madenler ve Taşlar Piyasası’ndaki işlemlere devam edebilecektir. Ayrıca, bankalarla Türk 
lirası ve döviz karşılığı altın kotasyon swap işlemlerini, altın karşılığı Türk lirası swap 
ihalelerini ve lokasyon swap işlemlerini 2022 yılında kullanabilecektir.

58. TCMB ile döviz piyasalarında işlem yapmaya yetkili bankalar arasında gerçekleştirilen döviz 
karşılığı efektif işlemlerine 2022 yılında devam edilecektir.

59. TCMB nezdindeki Döviz Depo Piyasasında bankalara toplam yaklaşık 50 milyar ABD doları 
limit ile bir hafta ve bir ay vadeli döviz likiditesi imkânı sağlanmaya 2022 yılında da devam 
edilecektir. 

60. Bankalar, 2022 yılında da TCMB’ye, kendilerine tanınan limitler çerçevesinde ve üç aya 
varan çeşitli vadelerde teminat döviz deposu veya altın deposu getirebilecektir.

61. 2022 yılında TCMB, rezerv biriktirme amaçlı olarak ve Türk lirası karşılığında, cevherden 
üretilen altın alımı işlemlerine devam edecektir. 

62. 2022 yılında diğer merkez bankaları ile swap anlaşmalarının imzalanmasına yönelik 
görüşmelere devam edilecektir.”

Kaynak TCMB
Hibya Haber Ajansı

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı